Türkiye’den gönderilen 14,1 ton üzüm, pestisit kalıntısı sınırı aştığı için Bulgaristan sınırında durduruldu. Sadece eylül ayında geri çevrilen üzüm miktarı 53 tonun üzerine çıktı. Gerçekleşen iadeler, Türkiye’deki yurttaşların sofrasına ulaşan ürünlerin ne kadar incelenip denetlendiği sorusunu tekrardan gündeme taşıdı.
Cumhuriyet’e açıklamaları Tarım Yazarı Gazi Kutlu, “Toplam 14 bin 100 kilogram üzümün Avrupa Birliği pazarına girişine izin verilmedi. Bulgar makamları, sevkiyatın gönderici firmaya iade edileceğini bildirdi. Ancak hangi pestisitlerin tespit edildiği ve limitlerin ne kadar aşıldığı açıklanmadı” dedi.
TONLARCA ÜZÜM SINIRDAN DÖNÜYOR
Kutlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Son sevkiyat, tek başına bir örnek değil. Bulgar basınındaki verilere göre ağustosta toplam 17,5 tonu aşan üç üzüm sevkiyatı geri çevrildi. Eylül ayı genelinde ise Türkiye menşeli beş ayrı sevkiyatta 53 tonu aşkın üzüm AB pazarına alınmadı. 8 Ekim’de durdurulan 14,1 tonluk sevkiyat da bu miktara eklendi. BFSA, son aylarda Türkiye’den gelen yaş üzümlere yönelik sınır denetimlerinin sıklaştırıldığını açıkladı.”
ALARM KAYITLARI KABARIYOR
RASFF verilerine göre, 2020’den bu yana Türkiye kaynaklı yaş üzüm, asma yaprağı ve kuru üzüm ürünleri hakkında toplam 46 bildirim yapıldı. Bildirimlerin başlıca nedenini pestisit kalıntıları oluşturdu.
Kayıtlarda en sık karşılaşılan etken madde, 23 kayıtla asetamiprid oldu. Ditiyokarbamatlar dokuz, azoksistrobin ve lambda-sihalotrin ise sekizer kayıtta yer aldı. Bir bildirimde birden fazla etken madde bulunabiliyor. Son sınır iadeleri ise henüz RASFF kayıtlarına yansımadı.
ÜRETİCİ FİYATA, İHRACAT KALINTIYA TAKILDI
Kutlu, üreticinin pazarlama ve fiyat sorunlarıyla boğuştuğu dönemde gelen iadelerin sektördeki sıkıntıyı büyüttüğünü söyledi.
Kutlu, geçen yıl zirai don nedeniyle yaklaşık 4 milyon tondan 2,5 milyon tona gerileyen üzüm rekoltesinin bu yıl 3,8 milyon tona ulaşmasının beklendiğini belirtti. Ancak üretimde beklenen toparlanmanın üreticinin gelirine yansımadığına dikkat çekti.
Geçen yıl TMO tarafından kilosu 120 liradan alınan kuru üzümün bu yıl 95 liraya gerilediğini söyleyen Kutlu, pestisit kaynaklı iadelerin de sektöre ağır darbe vurduğunu vurguladı:
“Böylesine stratejik bir güce sahip olduğumuz üzüm sektöründe, hâlâ pestisit kalıntısı nedeniyle ürünlerimizin kapıdan dönmesi asla kabul edilemez.”
PEKİ İÇERİDE DENETİM NE DURUMDA?
Bilinçsiz ve aşırı pestisit kullanımına karşı denetimlerin artırılmasını ve caydırıcı cezalar uygulanmasını isteyen Kutlu, meselenin ihracat kaybıyla sınırlı olmadığını belirtti. Ticari itibarın yanı sıra tüketicinin sağlığının da korunması gerektiğini vurguladı.
Kutlu, Avrupa’dan iade edilen ürünlerin imha edilebildiğini ya da farklı standartlara sahip üçüncü ülkelere yönlendirilebildiğini aktararak şu soruyu yöneltti:
“İç pazara sunulan ürünlerimiz ne kadar denetleniyor?” Sınırdaki analiz sıklığının ve denetim hassasiyetinin iç piyasada da uygulanması gerektiğini belirten Kutlu, güvenli gıdanın yalnızca ihracatın değil, yurttaşın sofrasının da önceliği olması gerektiğini söyledi.
AVRUPA LİMİTİ DÜŞÜRDÜ, ÜRETİCİYE BİLGİ ULAŞTI MI?
Kutlu, AB’nin 19 Ağustos 2025 itibarıyla sofralık ve şaraplık üzümlerde asetamiprid için maksimum kalıntı limitini 0,5 mg/kg’dan 0,08 mg/kg’a indirdiğine de dikkat çekti.